PLASFEDDERGİ S|24

PLASFED DERGİ 44 Ǹ ener Gençer Ege Plastik Sanayicileri Derne ù i Ba ü kan× Değerli Meslektaşlarım, İçinde bulunduğumuz yılın ekonomik ve siyasal acıdan belirsizlikler içinde geçeceği, geçtiğimiz yıl sinyallerini vermişti. Dünyaya ekonomik olarak yön veren Amerika,Avrupa,Çin,Japonya gibi ülkelerin rakamsal olarak devasa güçleri ekonomistler tarafından ortaya konur iken aynı zamanda bu ülkelerin dünyanın en borçlu ülkeleri olduğu da açıklanmıştı. Hal böyle olunca, süper güçleri yöneten siyasi liderlerin her biri, kendi ekonomisini kurtarma derdine düştü. “Altta kalanın canı çıksın” tarzındaki yönetim şekilleri rüzgarda uçan kuru yaprak misali, dünyanın siyaset ve ekonomik sistemini oradan oraya savuruyor. Ekonomistlerin analizlerini incelediğimizde sanayiciler olarak kendimize kısa veya orta vadeli bir program yapmaya kalktığı- mızda çaresizlik içinde kıvranıyoruz. Kimi ekomistler FED faiz arttırmayı uzun bir süreliğine durdurdu, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere para gelecek, rahat- layacağız diye düşünürken bir kısmı Amerika-Çin arasındaki ekonomik savaştan dolayı para akışı olmayacağını savunuyor. Ortadoğu da kaynayan bir kazanın hemen yanında bulunan ülkemiz sürekli seçim atmosferi, borçluluk, savaş tehlikesi gibi sıkıntılarla mücadele veriyor. Her şeye rağmen sıkıntılara, her türlü kötü şartlara senelerdir alışmış türk müteşebbis ve sanayicisi, bayrağı düşürmeden yürümeye, fırsat buldukça koşmaya devam ediyor. Büyük çoğunluğu kobilerden oluşan Türk plastik sanayii, kendi çabalarıyla dünyanın birçok ülkesine ihracat yapmaya devam ediyor ve Avrupa’nın 2. Büyük plastik üreticisi ülke olmayı başarıyor. Genelde en büyük sorunu işletme sermayesi sıkıntısı olan plastik sanayisinin, uzun vadeli bir programla desteklenmesi şarttır. Sektörel ihracatlarımızın arttırılması için bölgesel teşviklerden, sektörel teşviklere geçilmesi şarttır. Alacak sigortalarının tammanasıyla aktif ve işler hale getirilmesi şarttır. Çek kanununun tekrar elden geçirilmesi, karşılıksız çek riskinin ortadan kaldırılması şarttır. İflas erteleme, konkordato ilan edilmesi gibi vakaların arttığı son dönemde, firmalar domino taşı gibi birbirinin üzerine yıkıl- maktadır. Marketlerde poşetin para ile satılması ile ilgili düzenlemelerde yapılan hatalar, poşet imalatçılarını çalışamamak ve iade poşet almak, borçlarını ödeyememek riskiyle karşı karşıya getirmiştir. Bu tip konularda geniş katılımlı toplantılar yapılarak, konunun özüne inilmeli , taraflar iyi dinlenip yönetmelikler ondan sonra hazırlanmalıdır. Yapılan küçük hatalar yüzünden plastik, halk düşmanı ilan edilmiş sektör zarar görmüştür. “Bir kişi kuyuya bir taş atmış, bin kişi çıkarmaya çalışıyor” sözü tam olarak yaşamaktadır. Uzun yıllardan beri süregelen sanayi odalarında konuşulan fakat bir türlü hayata geçirilemeyen üniversite-sanayi koordinas- yonu kesinlikle başarılmalıdır. 2019 yılı içinde bu konuda bir çalıştay yapılabilir. Kobilerimiz Ar-ge ve inovasyon konusunda başarılı olabilmek için, üniversitelerle çalışmak mecburiyetindedir. Gelişmiş ülkelerde yapılanları örnek almak gereklidir. Amerikayı tekrar keşfetmeye gerek yoktur. Plastik sektörü her şeye rağmen genç ve dinamik bir sektördür. Plastik sanayicisinin gözü karadır, müteşebbistir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen sektörümüz ilerlemeye devam edecektir. Mücadeleye devam… Saygılarımla, PlaSTK

RkJQdWJsaXNoZXIy MzI0NDc4